Toplam Makale Sayısı : 268, Toplam Görsel Anlatım Sayısı : 111 (06.09.2010)
Skip Navigation Links.
Microsoft Most Valuable Professional



Bölüm 1 : Java'ca Konuşmaya Başlamak 16.03.2004

İstanbulda soğuk bir kış günüydü. Odamın camından lapa lapa yağan kar yağışını seyrediyordum. Her yer bembeyaz olmuştu. Evden çıkmak bile bu tipide delilik olurdu. Ama gelişmelerin beni evden çıkartacağını bilemezdim. Elimdeki bir fincan kahveyi yudumlarken, aklıma bugüne kadar uğraştığım programlama dilleri geldi. Üniversitede Delphi, sonra C++ ve son olarakta C#. Aralarda ufak çaplı olsada, Visual Basic ilede ilgilenmiştim. Son kahvemden bir yudum daha aldım ve aklıma ilginç bir fikir geliverdi. Neden Java ile hiç uğraşmamıştım. C dilinin kurallarına ve yazım tarzına çok benzeyen gerçek anlamda nesne yönelimli, performansı yüksek, platform bağımısız olan bir dil.

Aslında 90lı yılların başında HotJava ile ilk kez tanıtıldığını bildiğim bu dil zaman içerisinde hiçde yadsınamayacak bir ilerleme ve gelişme göstermişti. Böylesine değerli bir dili görmezden gelmek, bir programcı için iyi olmaz diye düşündüm. O halde karar verilmişti. Sadece bir kahve molasında, Java öğrenmeye karar vermiştim. Evet çok güzel. Ama nerden ve nasıl başlamalıyım.

Önceki deneyimlerim, bir bilgisayar programlama dilinin nasıl işlediğini, nasıl çalıştığını anlamak ve amatör düzeyde uygulamalar geliştirmek için, merakın başladığı andan itibaren, en az bir ay süreli sıkı bir çalışma gerektirdiği yönündeydi. Nitekim konstantrasyon kaybolmadan, mümkün olduğu kadar çok kaynaktan eş zamanlı olarak bir çalışma yaparak başarıya ulaşmaştım hep. Öyleyse izleyeceğim yol belliydi. Şimdi bana bolca kaynak lazım. Internet üzerinde Java ile ilgili sayısız kaynak var. Hatta, Kazaa gibi programlar ile, java üzerine yazılmış pek çok elektronik kitaba ulaşmakta mümkün.

Ancak, doğruyu söylemek gerekirse, ekran başında kalıp saatlerce bir dökümanı okumak bence sağlık açısından pek iyi  bir çalışma sistemi değil. Herşeyden önce çalışma alanının bize huzur veren rahat bir ortam olması gerekiyor. Geniş bir ortam olabilir. Huzuru ise ben çoğunlukla ece çok geç saatlerde bütün mahalle yattığında bulabiliyorum. Alanı geniş olan bir masa ve bu konuda yazılmış kaynaklara ait dökümanlar. Bu düşünceler ile yola çıkarak önce Java ile ilgili en güncel kitapların neler olduğunu internet vasıtasıyla araştırdım. Bu gün itibariyle aşağıdaki tabloda yer alan kitaplar Java üzerine yazılmış en güncel Türkçe kaynaklar.

 

Kitabın Adı

Yazar(lar)

Yayın Evi

Sayfa Sayısı

Java

Numan Pekgöz

Pusula Yayıncılık

524

Java Çabuk Öğrenim Kılavuzu

Dori Smith

Alfa

215

Java 2

Herbert SCHILDT

Alfa

992

Java Server Pages ve Servlet

M.Morkoç - A.Sebuhyan

Alfa

391

Sırada bu kaynakları edinmek var. Bunu ertesi günde gerçekleştirebilirim. Çünkü dışarıda bir tipi var. Ama içimdeki öğrenme ve merak hisleri beni bu konuda harekete geçiriyor. O gün o tipide dışarı çıktım, Kadıköy'e gittim ve buradaki kitabevlerini, sahafları gezerek yukarıdaki kitapları aradım. Zaten bu kitaplar oldukça etkili ve iyi basımlar olduğu için her kitabevinde bulmak mümkün. Hepsi biribirinden değerli yazarlar ve yayınevlerince çıkartılmış. Kitapların hepsini temin ettim. Oldukça fazla tuttu tabi. Ama öğrenmek için ilk başta verilecek bu tutar, öğrendiklerimiz ile yapabileceklerimiz düşünüldüğünde göze alınacak bir miktar gibi geldi. Eve döndüğümde bir buz kalıbından farksızdım. Sırt çantam Java dilinin ağırlığını taşıyan kitaplar ile bir kaç kart daha artmış bir halde neredeyse boyumu kısaltmıştı. Büyük bir heyecanla kitapları çalışma masamın üzerine serdim. Nasıl bir hızla ve hevesle başladım bilmiyorum ama hava karardığında, bu dil ile ilgili ilk izlenimlerimi edinmiş ve saygın bir görüşe sahip olmuştum.

Java daha önceden bahsettiğim gibi, 90lı yıllarda doğmuş bir dil idi. Üretici firma Sun. Java ile yazılan programların ilk ve en ayır edici özellikleri, platform bağımsız olmaları. Bunu nasıl sağladıklarını araştırdığımda, Virtual Java Machine ( Sanal Java Makinesi) kavramı ile karşılaştım. Bu aslında günümüz işletim sistemlerinin tümünde bulunuyor. Hatta kullanıdığımız web tarayıcılarının sistemimizde olması bile yeterli. Bu noktada kafam karışmıştı. Bu ara programın amacı neydi acaba? Çok geçmeden cevabı buldum. Biz java dili ile bir program yazdığımızda bunu Java Derleycisi ile derliyoruz. Derlenmiş olan bu dosyalar bytecode adı verilen bir hale geliyor. JVM ise, derlenmiş bir java uygulaması başlatıldığında, bu uygulamayı sisteme uygun bir halde yorumluyor ve çalıştırıyor. Dolayısıyla JVM ara programının yüklü olduğu her sistemde bu kodları değiştirmeden çalıştırabilme imkanına sahibiz. Sanıyorumki bugünlerde mobil telefonlarda java ile yazılmış oyunların çokluğunun sebebi bu olsa gerek. İlk öğrendiğim bu kavram aslında bu programlama dilinin gücünü ve her programcının az da olsa gilmesi gerektiğini gösterdi bana. O halde koşmak lazım. Hedefimiz büyük.

Elbette kuru kuruya bunları yazmak kolay. Ama basit bir uygulamada geliştirmek ve bir yerden başlamak gerekli. Öncelikle benim Java programlarını yazmam için gereken bir takım şeyler var bundan eminim. Çünkü bu her zaman böyle olmuştur. İhtiyacım olan ilk ve hatta tek şeyin, JSDK (Java Software Developer Kit-Java Yazılım Geliştirme Kiti) olduğunu öğreniyorum. Bunu kitaplar ile birlikte gelen cd'lerden temin edebiliriz. Ama bence en güncel olan sürümü takip etmek ve kullanmak her zaman daha iyidir. Küçük bir araştırma sonucu aşağıdaki adrese giriyor ve JSDK'ların yayınlanmış tüm sürümlerine ulaşıyorum.

http://java.com/en/download/manual.jsp

Ben burada Offline Kurulum seçeneğini seçtim. J2SE için yaklaşık olarak 15 megabyte'lık bir dosya indirdi. Artık indirilen bu dosyayı sistemime kurabilirim. Kurulum adımları son derece kolay. Yazılım kitinin kurulması ile birlikte artık sistemim, java uygulamalarını geliştirmem için uygun bir yapıya sahip oldu. Evet her şey şu ana kadar iyi gitti diyebilirim. Peki ama javayı nerde hangi editorde yazabilirim. Araştırmam sonucunda her zaman olduğu gibi en güçlü en yetenekli en karizmatik editor ile bu işleri halledebileceğim sonucuna vardım. NOTEPAD. Tek yapmam gereken, uygulamayı notepad ile yazıp, java uzantısı ile kaydetmek. Daha sonra yazılan bu uygulamlayı bytecode'lara çevirmek için, javac (Java Compiler-Java Derleyicisi) programını kullanmak. Sonra ise, yazılımış olan uygulamayı başlatmak için java programı ile yazılan bytecode'ları çalıştırmak.

Aslında ilk uygulamamı yazmak için sabırsızlanıyorum. Kaynakların hemen hemen hepsi, yeni bir programlama dilini anlatırken ilk yazılan programı, Hello World yada Merhaba Dünya olarak adlandırırlar. Bende bu çizgide devam edeceğim. Çok sıradan olucak ama bir noktadan başlamam gerekiyor. Bu amaçla kendi bilgisayarımda java örneklerim için ayrı bir klasör açtım. Tüm örneklerimi burada yazıp geliştireceğim. Şimdi, aşağıdaki uygulama kodlarını notepad ile yazıp, JavaDunyam.java ismi ile kaydediyorum.

public class JavaDunyam
{
    public static void main(String[] args)
    {
        System.out.println("Java Dunayasına ilk adımımı attım galiba...");
    }
}

Şimdi bu yazdığım kodu java derleyicisi ile derlemem gerekiyor. Hımmm. Peki ama benim java derleyicimin adresi nerede? Bir aramadan sonra kurmuş olduğum jsdk1.3.1_01 in klasörü içinde yer alan bin klasöründe, javac derleyici dosyasını buluyorum. Uygulamayı derlemek için önce bu klasöre komut satırından gittim. Sonuç tam anlamıyla hüsran hem bir hata mesajım var hemde bir programı derlemek için acaip bir yol kattetim.

Öncelikle hatayı araştırmam gerekiyor. Şimdi gidip kendime bir kahve almanın tam sırası. Anlaşılan bu kahve molamız çok uzun sürecek. Araştırmam sonucu kitapların vardığı en önemli ortak nokta şu oldu. Java, C dili ve türevleri gibi büyük küçük harf duyarlıklı bir dil. Dolayısıyla buradaki hata mesajından çıkan sonuç sınıf adı ile java uzantılı dosya adının bire bir aynı olması. Dikkat ediyorumda da benim dosya adım javadunyam.java ama kullandığım sınıf adı JavaDunyam. Diğer taraftan bu kadar hassa bir noktayı iyice araştırmam gerektiğini düşünüyorum. Bu kez şöyle bir komut veriyorum.

Derleyiciye dosya adını sınıf adı ile aynı şekilde veriyorum Bu kez herhangibir hataya maruz kalmadan uygulamanın derlendiğini düşünüyorum. Kontrol etmenin tek yolu var o da klasörün içibe bakmak. Evet java uzantılı dosyam, java derleyicim sayesinde, class uzantılı bytecode dosyası haline getirilmiş. Dikkat ettimde, dosya adı JavaDunyam. Yani sınıf adım ile birebire aynı. Burdan bir ders aldım, sınıf adım ile dosya adını birebir yazacağım bundan sonra.

Ancak burada hoşuma gitmeyen bir nokta var. Ben her seferinde, bin klasörüne mi gideceğim? Bu çok saçma olur. Kaynak kitaplar, bu konu ile ilgili olarak, bin klasörününün systemdeki path tanımlamalarına eklenmesi gerektiğini söylüyorlar. Bunun nasıl yapıldığına baktığımda son derece kolay bir işlem olduğunu gördüm. Xp kullandığım için, windows'un bu versiyonu üzerinde, path tanımının nasıl girileceğini inceledim. Control Panel' den, System penceresine buradada Advanced kısmına buradada Environmet Variables kısmına girdim. Zaten sistemde yüklü olan programlar nedeni ile burada bir Path tanımlaması vardı. Bunu edit ederek sonuna, jsdk'in kurulduğu klasördeki bin dizinini girdim.

Artık aynı java uygulamamı bulunduğu klasör içinden rahatça derleyebiliyorum. Bununla birlikte kaynak kitaplar, birde CLASSPATH adı verilen bir değerin daha girilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu değeri, sisteme sonradan java uygulamalarını yüklediğimizde, gerekli sınıfların otomatik olarak aranıp bulunması için yapıyormuşuz. Doğruyu söylemek gerekirse ne demek istediklerini henüz tam olarak anlamış değilim ama sanıyorumki ileride ortaya çıkacaktır. İstedikleri gibi olsun diyerek, bu tanımlamayıda aynı şekilde gerçekleştirdim.

Artık gerekli ayarlamaları yaptığıma ve uygulamayı başarılı bir şekilde derlediğime göre nasıl çalıştığına bakmatada yarar var elbette. Çünkü eski deneyimlerim, program kodunun başarılı bir şekilde derlenmesi ile, doğru bir şekilde çalışmasının tamamen farklı kavramlar olduğun göstermiştir hep. Doğru şekilde derlenipte mantıksal programlama hataları nedeni ile pek çok istenmeyen sonuç doğduğunu çok iyi biliyorum. Diğer yandan yazdığım bu bir kaç satırlık kod derlendiğine göre mantıksal olarak bir hata olmayacağından neredeyse eminim. Java ile yazılmış uygulamalara ait bytecode dosyalarını çalıştırmak için, yine bin dizininde bulunan java isimli programı kullanıyoruz. Ama bu sefet bin klasörüne gitmemize gerek yok neyseki. Çünkü path tanımını bu iş için güncelledik. İşte sonuç. Mükemmmel, olağanüstü bir program demeyi çok isterdim. Ama sadece A harfinin tabanındayız desem yerinde olur herhalde.

Artık program kodlarını incelem zahmetine girebilirim. Kahvemim bitmesinede az kaldı. İlk satırdaki tanımlamamız aslında bana çok tanıdık geldi. Özellikle C# ile yazılan programlardan. Nitekim Java dilide nesne yönelimli bir dil ve sınıf kavramının önemi bu basit kodda bile görünüyor. Bu dildede her şey sınıflar üzerine kurulmuş durumda. Kaynaklarıma baktığımda, sınıflar ile ilgili detaylı anlatımların yer aldığını görüyorum. Sanıyorum ki, ilerliyen kahve molalarımda bu konulara değinebileceğim. Public tanımlaması anladığım kadarı ile bu sınıfın başka sınıflar içerisindende çağırılabileceği anlamına geliyor ki öyle. Daha tanıdık gelen başka bir satır ise main yordamının olduğu satır. Main yordamı java dilindede, programın başlangıç noktası olarak görülüyor. Nitekim kodumuzu buraya yazdık. Acaba kim kime benziyor bilemiyorum. Arada pek fark yokmuş gibi geliyor ama Microsoft her zamanki gibi benzerliği usta bir pazarlama stratejisi ile ortadan kaldırıyor. Lütfen M harfinin iki varyasyındada kullanımına dikkat edelim.

 

Java

C#

public static void main(String[] args)

static void Main(string[] args)

 

Diğer yandan System.out.println ifadesi ise " işaretleri arasında yazılmış olan metni, komut penceresine yazdırıyor. Bu ise C# dilindeki WriteLine ile aynı işleve sahip. Aslında buradaki kodlar biraz oynamak lazım. Eminimki yeni ufuklar açacaktır. Öncelikle main yordamındaki, public kelimesini kaldırmak istiyorum. Bu durumda kodum aşağıdaki gibi görünecek.

 

public class JavaDunyam
{
    static void main(String[] args)
    {
        System.out.println("Java Dunayasına ilk adımımı attım galiba...");
    }
}

Yazdığım uygulamayı derlediğimde hatasız bir şekilde derlendiğini gördüm. Class uzantılı dosyam oluşturulmuştu. Öyleyse her şey yolunda görünüyordu. Ama programı çalıştırdığımda hiçte öyle olmadığını gördüm.

Main metodunun public olması gerektiği sonucuna hemen varabildim. Aslında işi biraz daha ileri götürmek lazım. Neden başka bir sınıf yazıp, JavaDunyam sınıfı içinden bu sınıfa ait bir nesne örneği yaratmıyor ve bu sınıf içindeki bir metodu çağırmıyorum. Ne kadar zor olabilirki. Sonuçta java ile program yazarken kendimi C benzeri bir dil ile yazıyormuşum hissine kapılıverdim nedense. İşte JavaDunyam.java isimli kaynak dosyamın yeni kodları.

 

public class JavaDunyam
{
    public static void main(String[] args)
    {
        System.out.println("Java Dunayasina ilk adimimi attim galiba...");
    }
    public void Deneme()
    {
        System.out.println("JavaDunyam içinden bir ses ver bana...");
    }
}

Bu sınıf içinde Deneme isimli bir metod tanımladım. Amacım, bu metodu başka bir sınıf içinden çağırmak. Bu amaçla Diger isimli başka bir sınıfı Diger.java isimli dosya içinde aşağıdaki gibi tanımladım.

public class Diger
{
    public static void main(String[] args)
    {
        JavaDunyam jd=new JavaDunyam();
        jd.Deneme();
    }
}

Burada yaptğımı aslında C# ile yaptığım şeylerin aynısı. JavaDunyam sınıfı için bir nesne tanımladım. Sonrada nokta notasyonunu kullanarak, Deneme isimli metodu çağırdım. Şimdi bu kodları yeniden derleyip Diger isimli programımızı bir çalıştıralım. Bakalım herşey yolunda gidecek mi?

Daha güzel bir sonuç olamazdı. Sanıyorumki Java'yı öğrenmeye çalışırken çok zevk alacağım. Bakalım daha neler neler var. Kahvem bitmiş. Sanırım bir ara verme vakti. Bir sonraki kahve molasında bakalım neler olucak.

Burak Selim ŞENYURT

selim@bsenyurt.com

Tasarlayan : Tasarım Fukarası Burak Selim Şenyurt (2008)